12 Haziran 2014 Perşembe

Ölüdeniz Hatırası

Yılın başlarında Ölüdenizde olmasını kararlaştırdığımız tatilimiz geldi ve ne yazık ki ışık hızı gibi bitti. Bunu çok ama çok büyük üzüntüyle söylüyorum lakin ben hala tatil modundan çıkamadım.(azı karar çoğu zarar olsa da!)

 Tatilimizin dönemi tek kelimeyle muhteşem bir zamanlamaydı sanki biz gideceğiz diye misssler gibi hava, masmavi gökyüzü ve sıcacık bi ölüdeniz karşıladı bizi...

Burası kaldığımız otel. Sevgilim_ Eşimle gezmeyi ve yeni yerler keşfetmeyi çok sevdiğimizden bizim için tatil aklına eseni yapabilmek oluyor haliyle. O yüzden 5 yıldızlı otelleri tercih etmiyoruz. Çünkü envai çeşit otel imkanları insanın elini kolunu bağlıyor. Gerçi bizim kaldığımız otelde 4 yıldızlıymış gittiğimiz zaman farkettik :)  Çok geniş bir alana 2'şer 3'er katlı olarak inşa edilmiş otelden ziyade apart tarzında,  nezih bir mahalledeymiş hissi veren otelin evleri.


 Biz bu evin ikinci katındaydık.
 Otelin balıklarla süslü küçük havuzu.
Kahvaltıdan sonra doyasıya gezdik burası otel plajına giderken muhteşemus Ölüdeniz manzarası.
 Otelimizin kendi plajı...çoğu zaman denize  burada girdik çok ama çok temizdi. Yüzmesi de ayrıca keyifliydi zaten tuzlu olduğundan dibe batma denen bişi yok yani burda boğulana şaşarım ben.(biz balık gibi yüzdüğümüzden mi bilmem artık!)
 plajın tatlı mı tatlı sürekli yanımızda dolaşan ve bize çaktırmadan parmaklarımızı ısıracak korkusu yaşatan şipşirin doğal sakinleri.




 otelin düğün konsepti...
Burası Belcekız halk plajı. Şezlong ve şemsiye ücretli olduğundan burada denize girmeye hiç tenezzül etmemiştik.
 Tekne turunu kesinlikle tavsiye ederim her ne kadar teknenin  %90'ı yabancı turistlerden oluşsa da bu rüyadan kendinizi mahrum etmeyin sonra aklınızda kalır üzülürsünüz. Ölüdeniz plajından belli saatlerde kalkan tekneler sizi kelebekler vadisi de dahil 6 duraktaki en az 30 dakikalık plaj konaklamasından oluşuyor...
 Burası ilk durağımız olan mavi mağara ve Sevgilim_Eşim denize atlayan kişilerden ilki oluna ben teknede kaldım :D Bana dönüp sevgi gösterileri yapınca ona bi güzel trip attım ve yanıma geldi zorda olsa gönlümü aldı. (Huysuzluğuma hak verdi ama)
 Sonra mavi sulara bıraktık kendimizi...
 Buralarda sere serpe yatan turistlerimiz vardı lakin benim onları çekmeye pek gönlüm razı olmadı.
 Burası soğuksu plajı ve rivayete göre burada 5 dakika yüzen 5 yaş gençleşiyormuş :) Deniz gerçekten burada buzzz gibiydi herkes girmeye cesaret edemedi. Eşim girenlerin başını çekti bende girsem mi girmesem mi diye düşünürken tekne görevlisi ne kadar soğuk olduğunu turistlere göstermek için kova kova denizden aldığı suyu üzerlerine boca edince bende nasibi aldım vee sonra atladım denize :)
 Yeraltı kaynak suyunun denize karıştığı nokta tamda burası ve soğuğu süperdi. Buzz gibi. Serinlik garanti.


 Tekne denizin kıyısına tam yanaşmadan indirdiği için mutlaka hazırlıklı gelmeniz gerekiyor. Terlik yada uygun bir kıyafet gibi...
 Gemiler Koyu...


Turumuz akşam saatlerine yakın tamamlandı.

Burasıda Ölüdeniz Tabiat Parkı. Buraya çok saçma ama ücretli giriş yapılıyor üstelik kişi başı 7 lira. Araç ile girilecekse 25 lira. Ne fazla ne eksik. Bizde merakımızdan bir günde burada girelim dedik ama diğer taraflardan bir farkı olmadığını anlamak için artık çok geçti...(boşuna gitti 14 lira :)
Karşıdaki yatların konaklamış olduğu kayalıklara kadar yüzdük biraz oturduk ve ne görelim benim ayak parmağım ve eşimin dizi kanıyor!! Azıcık olsa  ucundan kenarından kesmişiz.. Farkında olmadan kayalara çarpmışız ve deniz aşırı tuzlu olduğu için acıyı hissetmemişiz.
 Gökyüzünde süzülen paraşütler.. Bende çok istedim kuşbakışı ölüdenizi izlemeyi ama bayan pilot bulamadık. En fazla iki kişi binilebildiği için de eşim ve ben uygun bulmadık. Hala içimde büyük bir uktedir :-( Yüzerken gökyüzündeki paraşütleri izlemek buradaki plaj keyfinizin bonusu.
Otelin son günlerinde snack cafe de tanıştığımız gözleme yapan ablayı da unutamam. Yöre kıyafetiyle ingilizce konuşması acaip keyif verdi. Gözlemeleri çok lezzetliydi. Annemden büyük olduğunu öğrendiğimde bu işlerin genetik olduğunu bile bile bende oralarda yaşamak istedim. 
 Gittik, Gördük ve Gezdik...Bu güzel doğada zamanın nasıl geçtiğini anlamadık...
Ve musmutlu son... :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder