18 Ekim 2023 Çarşamba


                      KUDÜS İÇİN MESCİD-İ AKSA İÇİN BUYRUN DUAYA 

Ya Rabbi! Ya Rahman! Ya Rahim! Ya ALLAH

Ya Rabbe'l Alemin! Ya Erhame'r-Rahimin 

Kudüs,  Mescid-i Aksa ve mazlum ümmet-i Muhammet için ellerimizi sana açtık! Dualarımızı kabul buyur ALLAH'ım. 

Ya Aziz! Ya Hafiz! Ya Kavi! Ya Cebbar! Ya Vahid'el- Kahhar!

Filistinli ve bütün mazlum kardeşlerimizin adına Senin bu güzel isimlerine sığınıyoruz. Bizi geri çevirme ALLAHIM. 

Ya Kadir! Ya Muktedir! Ya Mu'in! Ya Metin! Ya Müste'an! Kudüslü kardeşlerimiz adına Senden yardım diliyoruz yardımını esirgeme onlardan Allah'ım...

Ey Müntakim! Ey intikam alan! Ey Azizün Züntikam Ey intikam sahibi Aziz Allah'ımız. Mazlumların intikamını zalimlerden Sen al ve bizleri de intikamına vesile kıl. 

Ey Hayr'ün Nasirin! Yardım edenlerin en hayırlısı olan Allah'ımız. Yüreklerimiz Kudüs'te, Mescid-i Aksa'da! Yüreklerimiz buruk, yüreklerimiz kan ağlıyor. Ümmet kan ağlıyor. Kardeşlerimiz adına yalvarıyoruz bizleri yalnız bırakma Allah'ım! Bize katından koruyucu ve yardımcılar gönder Allah'ım!

Kâbe'ni yıkmaya gelen ebrehe ordularını yerle bir eden Ebabil kuşlarını, Mescid-i Aksan'ı yıkmaya çalışan Kudüs'te kardeşlerimizi şehit eden katil İsrail ordusunun üzerine de gönder Allah'ım! Bedir'in aslanlarına yardım için gönderdiğin melekler ordusunu, Kudüs aslanlarının yardımına da gönder Allah'ım!

Filistinli kardeşlerimizi Siyonistlerin elinde rüsva eyleme Allah'ım. Ey Hayr'ül- Makirin/ Planı tuzağı en üstün, hayırlı olan Allah'ım! Siyonist katillerin Filistinli kardeşlerimiz için kurdukları tuzakları boşa çıkar zalimlerin hazırladıkları sinsi tuzakları kendi başlarına geçir Allah'ım!

Kardeşlerimiz adına yakarıyoruz: "Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır, ayaklarımızı sabit kıl! Ve kafirler topluluğuna karşı bize yardım et!" Kudüslü mücahitlere yardım et; onları İsrail'e karşı galip eyle Allah'ım! Ümmet adına itiraf ediyoruz biz Kudüslü kardeşlerimizi unuttuk, ihmal ettik; hatalıyız, kusurluyuz. Bizi sorguya çekme, biz bu hesabı veremeyiz Allah'ım. Bize onları unutturma ; davalarına sahip çıkma bilinci ver Allah'ım!

Kudüslü Müslüman kardeşlerimiz adına sana yalvarıyoruz: Ya Rabbi! Bize bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ya Rabbi bize gücümüzün yetemeyeceği yükü de yükleme bizi bağışla bize merhamet et, rahmet et bize , sensin bizim Mevla'mız! Kafirler topluluğuma karşı yardım et bize Allah'ım!

Ya Rabbi Kudüslü kardeşlerimizi her türlü felaketten, katliamdan, kötülükten Sen muhafaza eyle! Onların şanlı şehitlerini Adn Cennetlerine koy! Yaralılarına acil şifalar ver gazilerine şecaat ve sabır Allah'ım. Kudüslü kardeşlerimize direnme gücü ver! Direnişlerini daim kıl bizleri de onlara destek eyle Allah'ım

Ya Rabbi Kudüslü kardeşlerimizi o zalimler güruhunun eline ve insafına terk etme! Ya Rabbi Filistinli kardeşlerimize Sen imdat eyle imdadına da bizleri vesile eyle Allah'ım. Ya Rabbi onlar adına Sana Ashab-ı Kehf'in duasıyla sesleniyoruz : " Ey Rabbimiz bize katından bir rahmet ver ve bize şu durumumuzdan bir kurtuluş/çıkış yolu hazırla. Ya Rabbi Allah kendi dinine yardım edenlere mutlaka yardım eder. ALLAH Kavi ve Aziz'dir buyuruyorsun Ey Allah'ım Kavi ve Aziz ismine sığınıyoruz: Din'in için Mescid-i Aksa'n için savaşanlara yardımını esirgeme! 

 Ya Rabbi! Lut Aleyhisselam Sana şöyle yalvarmıştı: " Ey Rabbim ortalığı fesada veren bu topluluğa karşı bana yardım et! Rabbim Beni ve ailemi onlardan ve onların iğrençliklerinden kurtar." Tarih boyu yaptıkları fitne ve fesatla insanlığın baş belası olan hain Yahudilere karşı Kudüs'teki müminlere Sen yardım et onları bu zalimlerin elin Sen kurtar Allah'ım!


Amin 

#gazze#filistin#mescid-iAksa#gazzeölüyor#katilisrail



14 Eylül 2023 Perşembe

Bazen keyfin yerinde oluyor, iyi iş çıkardın diye sırtını sıvazlıyorsun, bazen de batırdıklarının karşısına geçip hay senin yapacağın işe diyorsun. Günün sonunda aklın, henüz yapmadıklarında kalıyor. Buna da yaşama hevesi diyoruz 😉


12 Eylül 2023 Salı

 NİYET 💗

Su gibi akıp giden zamanın kıymetini bilmeye, gereksiz işlerden uzak durmaya, vaktimi hayırla bereketlendir duası ile üstüme düşen çabayı yerine getirmeye , bu uğurda erken yatıp erken kalkarak ve planlı olarak yol almaya niyet ediyorum. 

Hem kendim hem ailem için bedenen ve ruhen sağlıklı olmaya , beslenmeme, uyku düzenime , ruhuma, fiziksel sağlığıma dikkat etmeye niyet ediyorum. 

Daha fazla anda kalmaya , boş işlerden uzak kalıp artan zamanlarda kainatı duyumsamaya , sürekli bir şeyler yapma dürtüsünü dengeye koyup dünyaya hayret makamından bakmaya, göremediğimi görmeye niyet ediyorum.

Daha çok kaliteli okumaya ve yazmaya , seçici olmaya ve bunları içselleştirip insanlara sunma açısından cesur olmaya niyet ediyorum.

Hata yapabilme özgürlüğünü edinmeye , eleştirilme, küçümsenme , yadırganma korkusuna rağmen ve onları da kabul ederek yürümeye niyet ediyorum.

Kulluğuma daha özen göstermeye, ibadetlerimi daha yavaş ve şuurlu ,içten eksiksiz yapmaya, ilim meclislerinde bulunup bu konudaki dinleme, okuma ve düşünme becerilerimi arttırmaya niyet ediyorum.


#niyet 


18 Eylül 2015 Cuma

HOŞGELDİM

Ben geldim, Hoşgeldim, Sefalarla geldim,  Sevgili Teknolojik Günlüğüm;

En son yazdığım tarihe bakarsam buraya uğramayalı epey zaman olmuş ki zaten zaman da çok hızlı geçmiyor mu? Tutabiliyor muyuz ki zamanı geçmesin.. Şöyle zaman genişlemesi olsa da doya doya yaşayalım en sevdiğimiz anları... Neyse yaşadığımız anların kıymetini bilmek en güzeli her halde. Bu yıl yazın başlangıcını Bodrum tatilimiz ile açtık.

Bizim gözümüzden Bodrum

Açtık diyorum çünkü yaz hala devam ediyor, hala hava çok sıcak :) Bodrum da Yalıçiftlik mevkiinde bulunan  Latanya Beach Resort Otel de kaldık. İlk defa Türklere hitap eden bir otelde konaklamanın mutluluğunu fazlasıyla yaşadık ve çok memnun kaldık.Özellikle yemekler harikaydı  ve çalışan tüm personel çok ama çok sıcakkanlıydı. Bodrumu gezdik gördük sevdik...Bir daha gitmek ister miyim dersem belki derim neden dersem gidilecek diğer yerlere şans veririm.

 Tatil  sonrasında hiç beklenmedik bir zamanda  hayretler içerisinde müjdeli haberimizi aldık. Nasip olursa evliliğimizin meyvesi bebeğimizi bekliyoruz. Şu aralar 20. haftanın içerisinde olmakla birlikte meleğimiz artık ben burdayım diyor yani büyüyoruuuz.. Bu yaşıma kadar anne olmayı hiç hayal etmemiştim. Evliliğin ilk yıllarında zaten hiç bir şey anlamıyor insan hele ki bir de ayrıca iş hayatın  varsa...Annem bana her zaman sen ne kadar cins bi kızsın derdi  gerçi hala aynı fikirde ama en azından evlilik görevimizi ifa ettik torunda yolda :) Bunlar benim hayatımda büyük olaylar!!! Evlenmeden önce evliliğe çok sıcak bakmayan biriydim. Evlenme mecburiyetinde değilim derdim yada 30 yaş sınırı koyardım :D Bu kuralları da sanırım  hiç aşık olmadığım için koymuştum. Zaten etrafımda ki evliliklerin çok da başarılı olduğunu, kurulan evliliklerin de benim evlilik kurumunu algıladığım şekilde ilerlediğini görmüyordum. Sadece evlenmiş olmak için yada çoluk çocuk sahibi olmak için evlenmeye de karşıydım hala öyleyim.

Neyse gelelim yeni heyecanımıza yani bebeğimize... Demiştim 20 haftalık olduk diye. 20. haftaya kadar Hamdolsun ne düşük tehlikemiz ne de kanamamız oldu. Kanama tehlikesi olduğunu doktorumuz her defasında söyledi ancak eşimin de desteğiyle ve yardımları ile  Allaha şükür şu ana kadar her şey yolunda gidiyor. İlk zamanlar elbette biraz zorluklarını yaşadım. Mide bulantısı, halsizlik, baş dönmesi, yemeden içmeden kesilme, kokulara hassasiyet bende de oldu ne yazık ki... O dönemler gerçekten oldukça zor ve yavaş geçiyor. Ancak 16. haftadan itibaren gözle görülür rahatlama yaşadım. Bu defa da rahim büyüdüğü için mideme baskı yapmasıyla mide yanması yaşamaya başladım. Çok rahatsız etmese de bazen rahatlatıcı şeylere yönelmeye gerek duyuyorum. Soda, elma , soğuk süt gerçekten iyi geliyor. İştahım açık ama iki canlı gibi tabi ki yemiyorum buna her zaman karşıyım. Sadece 200 kalori fazla tüketmeye ihtiyacımız var.Bundan fazlası gereksiz. Ve bunun bilincindeyim. Aşerme gibi durumlarım olmadı bu zamana kadar. Olursa da sorun değil şehrin göbeğinde her şey mevcut.

Tarama testlerini yaptırmayı istemedim sonuçta Rabbimden gelene razıyız . Sadece ayrıntılı ultrasona gireceğim. Zaten bebekte bir sorun yada hastalık olduğunda ayrıntılı ultrasonda çıkıyor. Şeker yüklemesini de yaptırmayacağım. Her kafadan ayrı ses çıkıyor ama ben kalbimin sesine güveniyorum. Yani bazıları geri kafalılık diyebilir buna..Sonuç olarak Allahın izni ile yolumuza problemsiz devam ediyoruz ve inşallah böyle devam eder.

22 Ocak 2015 Perşembe

LUCY



İzleme listemizde olan filmin konusuna kısaca bir bakarsak; Tayvan'da yaşayan Lucy (Scarlett Johansson) erkek arkadaşının kazığı sonucu Tayvan uyuşturucu mafyasının eline düşer. Asyalı mafya grubu Lucy'nin karın  boşluğuna ufak bir operasyonla, CPH4 adlı sentetik uyuşturucu dolu bir paket yerleştirirler.

Lucy'nin bu paketi Avrupa'ya taşıması gerekmektedir. tabii işler yolunda gitmez ve paket Lucy'nin karnında patlar. CPH4 maddesinin Lucy'nin vücudunda dağılması beklenmedik bir reaksiyona yol açar. İnsanlar normalde beyinlerinin yüzde 10'nu  kullanırken, Lucy'nin beyni, kapasitesini aşarak olağanüstü güçler kazanmaya başlar. 

Filmin konusu bilim kurgu diye geçse de bence çok bariz fantastikti.  Ayrıca insan beyninin %10 unu kullandığı safsatasına asla inanmadım inanmayacağım da ! Çünkü insan beyni üzerinde yapılan araştırmalar çeşitli görevler için farklı bölgeleri olmak üzere beynin tamamının kullanılabileceğini söylüyor. Zaten 1900 lü yıllarda yapılan araştırmalarla şu an ki araştırmalar arasında bi fark yoksa bunun adına bilim denmesin. 

Lucynin ( Scarlett Johansson) kanına madde karışırken sergilediği oyunculuk gerçekten şahaneydi. Kana karışan  madde beynin hiç kullanılmayan yerlerini bile harekete geçirerek olağanüstü güçler göstermesine sebep oluyor. Kısacası Tanrısal güçler diyelim. 

Aralardaki belgesel görüntülerle film arasında izleyen herkes ne alaka ! demiştir eminim. 
Scarlett Johansson'ı , yanında efsanelerin efsanesi Morgan Freeman'ı seviyorsanız izleyin. 




21 Ocak 2015 Çarşamba

Okumalara devam...


Hayat zor ama bir o kadar da cezbedici
Eğer cazibesini kaybetti ise, 
Siz Rahman'a olan cezbenizi kaybettiniz demektir. 
Durun! Ve bir kak dakikanızı ayırın kendinize. 
Sanmayın ki dünya sizsiz dönmez diye.
Şimdi sorun benliğinize:
Ben kimim, amacım ne, dünyaya niye geldim?
Her günü bir öncekinden farksızlaştıran, sığlaştıran, kısırlaştıran bir döngüde,
Dönen bir ateş böceği miyim? 
Kim için ? Ne uğruna harcıyorum ömrümü, bedenimi, malımı?
Sahi benim vazgeçilmezlerim neler? 
Nelere ve kimlere taktım?
Her şeyden vazgeçebilirim ama onlardan asla diyebileceğim neler,
Kimler var?

Arka kapakta bu enfes sözlere takılıp okuma ihtiyacı hissettiğim kitaba bugün başlıyorum. 
Okuduklarım kalbime değsin inşallah :) Amin.


14 Ocak 2015 Çarşamba

Ömür Dediğin...

Yeni yıla girdik hatta ocak ayını ortalamışız... Ben hala geçen yılın ve geçen ömrümün muhasebesini tutuyorum. Hayat mücadelesi verdiğimiz günler hızlıca akıp geçiyor.Bazen ben bu anı daha önce yaşamıştım dediğimiz zamanlar oluyor bence bunun sebebi hayatın kendisini tekrarlıyor olmamız.. Yani tarih gibi tekerrür ediyoruz. Eğer her gün aynı şeyleri yaşıyorsak bu gün yada 10 yıl sonra ne biliym 30 sene sonra yaşamaya heves etmek ölmekten çokta farklı olmaz.(çok mu karamsar oldum ne:) )

Bu yaşıma kadar nasıl yaşadım ? Hep aynı şeyleri mi yaşadım? Hayatımın ne kadarını bilerek görerek idrar ederek bilinçli bir şekilde yaşayabildim? Fazla geçmişe takılmadan yani depresif bir hale girmeme çabasıyla bunları düşünüyorum bu günlerde...Zaten bize dayatılan bir öğrenim sisteminden geçtik yıllarca. Zorunlu eğitim adı altında! İnsan zorunlu olarak, inanç ve düşünce özgürlüğü olmadan ne kadar kaliteli eğitilebilir onu ayrıca yazabilirim. Daldan dalda atlamış olmayayım şimdi :)  

 Gün gelecek belki(hatta o günleri bazen de yaşıyorum) bana verilen hayatı doğru düzgün yaşadım mı sorusu içimizi acıtmaya başlayacak. Bazen aynaya baktığımızda yahu bu ben miyim diyorsunuz şaşırıyorsunuz. Her gün gördüğünüz yüzü zaman geliyor tanıyamıyorsunuz... Zaman gelecek saçımızda beyazların egemenliği olacak, ağrılarımız sızılarımız hiç durmayacak ve ölümle burun buruna geldiğimiz günler yaklaşacak...( aslında bu her gün için geçerli ) Ve en kötüsü de hayatımı boşa geçirmişim demek olsa gerek.

Ne demek bu boşa geçirme kendimce... gibi yaşamak...çevremizde içinde bulunduğumuz  en çokta televizyonda mü'mince yaşamaya tamamen ters vur patlasın çal oynasınlı hayatlar...40 yaşıma geldiğimde bile moda alışveriş, gazete, televizyon, siyasette o doğru şu haksız başörtüsü, elbise, araba bu ve buna benzer malayani, benim ebediyet alemime faydası hiç dokunmayan şeyler konuşmuşsam ve uğraşmışsam hatta zaman zaman tartışmış olup birde üzerine kalp kırmışsam galiba bu hayat bomboş geçmiş olacak.

 Kendimizi kendi ihtiraslarımızın içine kıstırmışız ve bu ihtiraslar da hayatı tüketiyoruz. İyi bir iş, son model konforlu araba,  kaliteli marka iyi elbiseler giymek....Ya da hep bi yerlere yetişme, geç kalma korkusu, onu takip et ödemesini yap, namaza geç kalma şu işi bitir onu yapmadan kalkma kısacası hep bir panik hali... Yani her zaman dünyevi şeyler mi var hayatımda...Kaliteli bir insan olmanın yanında kaliteli kul olma çabam ne kadar?

Yaşamaya çalışırken tartışmaya çalıştığımız konular kendi hayatımızla ilgili değil bu yüzden tartışmaya da luzüm yok çünkü değişmiyor. 

Her günümüz Kudret-i İlahi'den bize hediyedir. Öyleyse bu hediyeyi değerlendirmeyip çöpe atmak, zamanımızı fuzuli şeylere ayırmak kulluk kimliğimize yakışmıyor. Çünkü yaşanıp bitilen, yaşanan bölümlerin de ebedileştirmeye yönelik olmayan tarafı ziyan olacak. 

 Yaşamak derken hayatın yaşanan bölümlerini ebedileştirmeye yönelik yaşamak kastedilmeli. Tabi bunu %100  yapamayız ama şu an içimde bir şeylerin belirsizliğini yaşıyorsam % leri arttırmam gerekiyor demektir.
Elbette iyi bir ev, iyi bir hayat yada araba, iş isteyebiliriz veya sahip olabiliriz. Bunları herkes hak eder ama bunlarla birlikte daha ebedi abideler inşa edecek yaşam stili geliştirmek lazım. Nasıl olur derseniz işte bundan ötesine kafa yoruyorum  :)